Yağmurluk
İkiz kardeşler annlerının karnında papaz kaçtı oynuyorlarmış,
derken diğeri ötekine seslenmiş hey kapı açılıyor demiş ötekide
olsun ya gelen babamdır demiş. Diğeri değil deyince nerden anladın
diye sormuş oda babam hiç yağmurluk giymezki demiş.
Delikçi Memet
Yeni evlenen çocuk cinsellik ile alakalı hiç bir bilgisi yoktur, kız
da bir o kadar saf, ilk gece ne yapacaklarını bilmeden oynaşırlar.
Sabah olduğunda babası oğluna sorar ne oldu ne yaptın.?
Oğlu cevap verir valla henüz birşey olmadı, ama çok yakında olur
der babasına. Ertesi gün olur babası yine sorar ne oldu.? Cevap yine
aynı bişi olmadı.
Aradan birgün daha geçer, babası yine sorar oğluna ne oldu.
Oğul bu sefer farklı bir cevap verir. Valla bayağı yumuşattım yakında
kesin delerim der.
Aradan bu şekilde birkaç gün daha geçer, ama hiç bir değişiklik
olmaz sonunda babası oğluna der.
Bak oğlum, bizim köyün altındaki köyde namlı bir adam var namınca
ona delikçi Mehmet derler, istersen onu kimse duymadan çağırıp şu
işi hallettirelim yoksa rezil olucaz elaleme. Oğul tamam der ve babası
haber yollar delikçi Mehmete, adam gelir akşama eve ve derki beni bu
gece yeni gelinle yalnız bırakın, sabaha işi bitirmiş olarak size
teslim ederim der, bizim kör cahillerde tamam derler, adam zaten
hovardanın önde gideni namı ile delikçi Mehmet, sabah olur delikçi
gelinin işini bitirmiş vaziyette babaya teslim eder, üstüne üslük
yaptığı hizmetin ücretinide alır ve çeker gider. Akşam olduğunda
yeni damatla yeni gelin yalnız kalırlar bu arada gelin işi öğrendi
tabi tecrübe sahibi oldu, nede olsa yeni damada her şeyi neyi nasıl
yapacağını gösterir ve sabah olduğunda babası tekrar sorar ne oldu
oğlum tamammı damat cevap verir.
Ya baba tamamda ben göbekten uğraşıyodum delmeye bu adam çok aşağıdan
delmiş ya. Babası cevap verir o pezevenk ananıda ordan delmişti.
Beni dinle
Adam evine erken gelir bir bakarki en samimi arkadaşı karısı ile
sevişiyor. Başlar konuşmaya;
-Şevket bunu bana nasıl yaparsın senle beraber aynı okullarda okumadıkmı
? aynı dönem aynı yerde askerlik yapmadıkmı sen benim hayatımı
kurtardın ben senin,asker dönüşü paran yetmedi işini kurmak için
sermayeni ben vermedimmi,şevket...
şevket bari ben konuşurken dur....
Belediye Damgası
Çok mutaasip bir aile çocugu yine kendi gibi mutaasip eline el değmemiş
bir kız bulur ve onunla evlenmeye karar verir, kız da kaşarmı kaşar,
yatıp kalkmadığı erkek kalmamış. Delikanlınin ailesi ne hikmetse
tutturmuş kızlık muayenesi yaptıracağız diye, kız kendinden emin
değil ama zoraki kabul etmiş ve kara kara düşünmeye baslamış ben
ne diyeceğim diye. En samimi arkadaşına durumu anlatmış o da
"canım bundan kolay ne var, git kasaba rica et herhangi bir etin
üzerindeki zarı soyup sana versin, tanıdık bir doktor var, ona rica
ederiz sana bir kızlık zarı yaparız" demiş.
Kız da dediğini aynen yapmış, artık içi rahat muayene olmaya gitmiş.
Delikanlı orda, ailesi orda, doktor "uzan kızım demiş" kız
uzanmış, doktor birden kafasını kaldırıp ordakilere bakmış
"allah allah" demiş. Ordakiler "ne oldu" demiş,
"bir problem mi var doktor"
Doktor "bir dakika deyip raftan ansiklopedileri indirmiş bakmış
bakmış sürekli şaşkın şaşkın kıza bakıp "allah allah"
deyip duruyormuş.
Delikanlı dayanamayıp sormuş "doktor bey yoksa kız değilmi?"
Doktor; "kız olmasına kız ama benim anlayamadığım belediyenin
damgasının burda ne işi var?!!!!"
Tedbir
Kızılderililerin genç reisi 18 yaşına geldiğinde canı kadın
ister. Kabilenin büyücüsüne gider, der ki:
- "Oturan Boğa kadın ister." Büyücü:
- "Oturan Boğa ormana gitsin, üzerinde delik olan bir ağaç gövdesi
bulsun ve onun üstünde eğitim yapsın, hazır olunca gelsin. 15 gün
sonra reis geri gelir. Der ki:
- "Oturan Boğa hazır." Büyücü de kabiledeki en güzel kızı
ona verir. Reis alır kızı çadıra girer.
- "90 derece eğil" der. Kız eğilince, kıza bir tekme
vurur. Kız çığlık atarak bunu niçin yaptığını sorar. Reis şöyle
cevap verir:
- "Oturan Boğa akıllandı, önce yaban arılarını
kontrol!"
Pilot
Uçak havalandıktan sonra pilot mikrofonu açıp şöyle demiş
"sayın yolcularımız uçağımız havalanmış durumdadır
kemerlerinizi çözebilirsiniz" demiş ve arkasına yaslanmış. ve
mikrofonun açık olduğunu unutan pilot kendi kendini önce bir gerinmiş
ve söylenmeye başlamış "oooohhhh gidim önce bir sıçim ondan
sonrada şu hostese bir yüklim demiş " içrideki yolcular hepsini
duymuş hostes durumu düzeltmek için içeriye koşmaya çalışırken
ayağı takılıp düşmüş yoculardan biri acele etme bacı adam önce
sıçacak yav demiş.
Zula
Bir gün bi adam ile kızı,karayoluyla Hakkariden Şırnağa
gidiyorlarmış Arabalarının bagajında da bir sandık dolusu altın
ve mücevher varmış Güle oynaya yollarına devam ederken birden
yollarını teröristler kesmiş Adamı arabadan indirmişler,kızı da
arabanın arkasından dolanarak babasının yanına gelmiş.Teröristler
üstlerini arayıp bişey bulamıyınca arabayı alıp kaçmışlar.
Adam yolun kenarına çökmüş.
-Gittii altınlar! Diye yakınmaya başlamış. Bunu görünce kız:
-Üzülme baba onları aşk üçgenime sakladım demiş.
Adam bunu duyunca iyice kendini yerden yere atıp:
-Tüüh,tüh!Anan da gelseydi,arabayı da kurtarırdık demiş.
Ben Yaşıyorum
Berrin bir işe müracaat etmis, medeni halini sormuşlar.
- Bes yıldır dulum, iki çocuğum var, biri on diğeri iki yaşında...
- Küçük çoçuğunuz iki yaşında ve kocanız öleli beş yıl oldu
öyle mi ?
- Evet, ama ben yaşıyorum!..
Dolmakalem
Adamın birinin daldan dala gezerken cinsel organı kırılmış.
Doktora gitmiş doktor adama her akşam yatmazdan önce on onbeş dakika
cinsel organını bir bardak süte bandırmasını istemiş adam eve
gelip yatma vakti geldiğinde banyo ya girip doktorun dediklerini
uygulamaya başlamış tabi karısı içerde bekliyor ve kocasına
seslenmiş. Aradan biraz zaman geçtikten sonra kadın sabırsızlanıp
dalıvermiş banyoya kadın şaşırarak,
- Ay kocacığım kırk yıl düşünsem bunun bir dolma kalem gibi
doldurulduğu aklıma gelmezdi...
Telkin
Kadının başı çok ağrıyormuş. Demişler ki bir psikiatrist var.
Harika tedavi ediyor. Neyse, gitmiş doktora, akşam eve gelince kocası
sormuş
- "Ne oldu" diye.
- "Valla, bana telkin önerdi, bir yere oturup kafamı iki elimin
arasına alıp sallana sallana 'bu kafa benim değil, bu kafa benim değil'
diye tekrarlayacakmışım." Kadın 3-4 gün bu işe devam etmiş
ve başağrıları tamamı ile geçmiş. Ancak bu sırada kocasında bir
sorun baslamış. Adamda tık yok. Geceleri sırtını dönüp yatıyor.
İlişki milişki hak getire. Sonunda kadının da ısrarı ile adam da
aynı doktora gitmiş. Akşam eve gelince kadın ne oldu demiş. Adam
- "Bırak yaa demiş, bana da telkin önerdi ama ben öyle saçma
şeyleri yapmam" demiş, demiş ama o günden sonra adam olmuş bir
canavar. Eve gelince kadını hemen yakalayıp yatağa atıyor. Durum
felaket. Neyse herkes çok memnun ama kadın da bu işin nasıl olduğunu
merak ediyor. Bir gün kadın eve gelmiş. Adam
- "Hadi karıcığım demiş, sen hemen yatağa gir, ben bi banyoya
gidip geleyim" demiş. Kadın gizlice adamı takip etmiş. Ne görsün.
Adam banyoda klozete oturmuş, kafasını iki elinin arasına almış
sallanıyor.
- "Bu karı benim değil, bu karı benim değil"
Aptallık
Bir Alman, bir ingiliz, bir Laz barda oturmuş bir yandan içip, bir
yandan karılarının aptallığı konusunda sohbet ediyorlarmış.
Alman demiş ki: "Benim karım Helga o kadar aptal ki geçen gün
ucuzluk var diye marketten 300 Mark'lik et almış, halbuki bir buzdolabımız
bile yok!" İngiliz gülmüş: O da birşey mi?" demis,
"Benim karım Elizabeth daha da aptal. Babası çok zengindir, geçen
hafta kendisine 6000 Pound'a araba aldırdı, ama kullanmayı
bilmez." Laz atlamış. "Ula uşaklar, siz ne diyorsunuz"
demiş, "Benim karım Fadime hepsinden aptal. Bodrum'a iki haftalık
tatile gidiyor. Dün bavulunu yaparken gördüm, 400 tane prezarvatif
almış, halbuki çükü bile yok!"
Masal
Adamın biri kitapçıya gider ve tezgahtara :"Evin reisi erkektir
adli kitap varmı?." diye sorar.
Tezgahtar:"Maalesef beyefendi masal kitabı satmıyoruz."
Yanlış ada
Delikanlı olgunca bir arkadaşına yalvarıyor - abi nolursun zamparalık
nasıl yapılır bana da öğret. Bak oğlum diyor diğeri. Akşam en
son kalkan ada vapuruna bineceksin, heybeliada da ineceksin, orada eşini
bekleyen birçok kadın görürsün, kocası gelenler birlikte giderler,
kocası vapurdan çıkmayan birini gözüne kestirir beraber yemeğe
gitmeyi teklif edersin. Eh ondan sonrası sana kalmış.
Delikanlı o gün son ada vapuruna binmiş vapurdaki sallantıdan uyuya
kalmış, birde gözlerini açmış ki heybeliadayı geçip büyükadaya
gelmişler. Olsun ada değilmi birşey farketmez deyip vapurdan inmiş.
Gerçekten birkaç kadının kocası gelmemiş. bizimki yaradana sığınıp
birine yemeğe beraber çıkmalarını teklif etmiş. Kadın da
-Burası küçük bir yerdir herkes birbirini tanır buyüzden evime
gidelim demiş. Bunlar yemekten sonra gerekli işleme başlamışlar on
dakika sonra kapı paldır küldür açılmış ve kadının kocası
girmiş.
- Karıcım geç kalınca bir motor tuttum geldim ve ben gelmeyince bana
yapacağın bumuydu.
Bu arada bizimkine dönmüş
- Ulan sana Heybeliada dedik, hergele, Büyükada değil.
Daire
Bir gün adamın biri tele kızın birisi ile beş yüz dolara anlaşırlar.
Ve geceyi beraber geçirirler. Ancak sabah olup sıra parayı ödemeye
gelince, adam cebinde yeteri kadar para olmadığını anlar. Tele kıza
parası olmadığını, işyerine vardıktan sonra parayı zarfla göndereceğini
söyler. Kız da kabul eder. Adam zarfın üzerine daire kirası yazacağını
söyler. Adam işyerine vardıktan sonra parayı hazırlarken aslında
gecenin o kadar da iyi geçmediğini, beklediği kadarda eğlenmediğini
düşünür. Ve kadına beşyüz dolar yerine ikiyüzelli dolar göndermeye
karar verir. Zarfın üzerine daire kirası olduğunu belirttikten sonra
içine de şöyle bir not iliştirir.
-Hanımefendi size beşyüz yerine ikiyüzelli dolar yolluyorum. Çünkü
ben; Dairenizin daha önce hiç kullanılmamış oldugunu düşünmüştüm,
ve dairenizin daha küçük olduğunu sanıyordum... Ayrıca dairenizin
ısıtma sistemini de hiç beğenmedim. Daha sıcak olmasını
bekliyordum" der. Ve zarfı kurye ile yollar. Kadın zarfı açtığında
paranın eksik olduğunu ve yanına bir not iliştirilmiş olduğunu görür.
Notu okuduğunda hemen cevap olarak şunu yazar.
-Beyefendi böylesi güzel bir dairenin daha önce kullanılmamış
olabileceğini nasil düşünürsünüz,
-Aslında daire hiç de büyük değil. Sizin dairenin içini dolduracak
kadar eşyanız olmadığı için size büyük gözükmüş olabilir.
Ayrıca ısıtma sistemi de iyidir ancak siz ateşlemeyi
beceremediyseniz ben ne yapabilirim.
İdeal Boğa
Bir adamla karısı hayvanat bahçesini gezerken çiftlik hayvanlarının
bulunduğu bölüme gelmişler ve bir çitin önünde durmuşlar. Çitin
üstündeyse "Bu boğa geçen sene tam 50 kez çiftleşti."
yazıyormuş. Kadın bunu okuduktan sonra kocasına dönerek "Bu boğadan
öğrenecek şeylerin olmalı" demiş. Adamın siniri bozulmuş ama
ses çıkarmamış. Bir başka çite gelmişler ve "Bu boğa geçen
sene 100 kez çiftleşti!". Kadın kocasına dönerek
"Deminkini boşver asıl bunu örnek almalısın kendine" demiş.
Adam yine sesini çıkarmamış. Bir sonraki çitte ise "Bu boğa
geçen sene tam 365 kere çiftleşti !!!". Kadın kocasına dönerek
"Çüşş!!! Bir yıl boyunca hergün çiftleşmiş. Asıl bu boğayı
kendine idol olarak seçmelisin!" demiş. Adam artık dayanamamış
ve "Peki karıcım ama bi sor bakalım, arkadaş hep aynı inekle
mi çiftleşmiş?"
Beyaz Ayı
8 - 9 yaşlarında bir çocuk var, bu çocuğun en sevdiği şey yatak
odasındaki dolaba girip oyuncak beyaz ayısı ile oynamak.
Yalnız bu duruma annesi cok kızıyormuş çünkü kocası yokken
sevgilisini eve getiriyormuş.
Yine bir gün annesi sevgilisi ile dışarıda iş üzerindeyken çocuk
dolapta beyaz ayısı ile oynuyormuş... Bu sırada kadının kocası
gelmiş kapı çalınmış, kadın panik ile adamı dolaba sokmuş..
Bu sefer kocasıyla dışarda sevişmeye başlamışlar.
Bu sırada içerde çocuk ve adam karşı karşıya oturuyorlar.. bir süre
sonra
* Amca,
* Efendim? * Benim bi beyaz ayım var..
* Eee.?
* Sen onu alıcaksın
* çocuğum ben koca adamım ne yapıyım ayıyı?
* yok yok alıcaksın.. * Almıcam ulan
* Alıcaksın, yoksa çıkar babama söylerim
* Peki peki sus... ne kadar ?
* $50
* Hadi lan .. ben $50 vermem ona
* Peki bende çıkar babama söylerim...
* peki peki ... al şunu ..
aradan bi süre geçmiş..
* Amca
* ne var?
* ayımı geri ver..
* hadi lan ben ona $50 saydım..
* vericeksin, yoksa çıkar babama söylerim..
* peki lan velet al sus şunu..
biraz sonra
* Amca..
* ne var
* benim beyaz ayı varya...
* eee ..?
* sen onu geri alıcaksın $100
* Hmmppf !
Bu böyle sabaha kadar devam etmiş.. çocuk adamın cebindeki tüm
parayı almış. Ertesi gün gitmiş... Paralarla kendisine bir bisiklet
almış.. Eve dönmüş annesi bisikleti görmüş *bunu nerden buldun?
demiş O da
*yerde para buldum onunla aldim demiş..
Annesi
*Olmaz çocuğum sen günah işlemişsin, git bisikleti geri ver, parayı
geri al .. sonra o parayı kiliseye bağşsla.. gitmişkende parayy
nasyl bulduğunu anlat ve günah çıkar demiş...
Çocuk istemeye istemeye gitmiş, bisikleti geri vermiş, parayı almış..
sonra parayı kiliseye bağışlamış ve günah çıkarma odasına
girmiş...
Rahip kabinin diğer tarafından seslenmiş *Buyur çocuğum
* Rahip amca benim bi beyaz ayım var
Rahipten gelen cevap:
*S..tirrrrr gitt laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan..!!
Bizi izler misiniz?
Yetmişlerinde bir çift.. Doktora gelmişler..
"Doktor" demişler.. "Sevişirken bizi izler
misiniz?" Doktor şaşkın bakmış.. Demek bir sorunları var. Tıp
adamı olarak yardım etmek zorunda..
"Peki" demiş.. Çift yatağa uzanmış.. Doktor izlemiş ve
teşhisini bildirmiş:
"İkiniz de gayet sağlıklısınız. Sevişmeniz fevkalade.. Merak
edecek birşey yok.. Viziteniz 32 dolar. Bu da faturanız.."
Ertesi hafta çift gene gelmiş doktora.. "Sevişirken bizi
izle" diye..
Gene izlemiş doktor.. Gene sorun yok. Gene vizite 32 dolar. Her hafta
çift randevu alıyor, geliyor, sevişiyor, parayı ödüyor, çıkıp
gidiyor.
Bir türlü birşey bulamayan doktor sonunda dayanamamış.. "Bana
biraz yardımcı olun. Sıkıntınız ne, söyleyin.."
Adam cevap vermiş:
"Herhangi bir sıkıntımız yok. Birşey bulmanızı da
istemiyoruz. Bu kadın evli.. Onun evine gidemiyoruz. Ben de evliyim..
Benim evime de gidemiyoruz. Hilton geceye 78 dolar istiyor.. Sheraton 82
dolar.. Buraya ise sadece 32 dolar ödüyoruz. Onun 28 dolarını da
sigortamız fatura karşılığı 'Doktor muayenehanesinde ziyaret'
fonundan geri ödüyor!.."
İzah meselesi
On yıldır evlilermiş.. Ama gerdek gecelerinden başlayarak, adam hep
karanlıkta sevişmek konusunda ısrar etmiş.. Kadıncağız yıllar yılı
kaç kez sabahlara kadar yalvarmış, bir kerecik olsun,ışıklari yakıp
sevişmek için ama adam hep inatla "Hayır" demiş..
"Kesinlikle olmaz. İlle de karanlıkta sevişeceğiz.." O
gece kadıncağız gene ışıkları yakmak için yalvaracak gibi olmuş,
ama hemen vazgecmiş. Kocası on yıl sonra insafa gelecek değil ya..
Vazgeçmis ama sadece yalvarmaktan.. Kafasına koymuş, bu kez çünkü..
Tam sevişmenin en heyecanlı anı, en doruk noktasında elini kaydırıp,
yatağın bas ucundaki gece lambasının düğmesine dokunuvermiş.. Bir
de görsün.. Kocasının beline, o yapay aletlerden biri bağlı değil
mi?..
"Bunu bana nasıl yaparsın" diye haykırmış.. "Bunca yıldır,
bu işi sahte bir aletle yaptığını bana söylemedin bile.. Hemen açıkla
bana her şeyi.. Hemen.."
Adam çok ama çok soğukkanlı yanıt vermiş..
"Tamam, tamam.. Her şeyi izah edeceğim sana.. Ama önce sen bana
şu üç çocuğumuzu izah et, bakalım!.."
Yeter be
Adamın biri bir aydır tatilde yalnız başına bıraktığı karısını
hafta sonu nedeniyle ziyarete gitmişti. Karısı kendisini garda karşılayıp
boynuna atladı.
- “Ah sevgilim, bilsen seni ne kadar özlemişim...gelmene öyle mutlu
oldum ki.”.
Akşam yemekten sonra karıkoca oteldeki odalarına çekildiler. Kapıyı
kapatır kapatmaz öpüşüp koklaşmaya, tatlı sözler mırıldanmaya
başladılar.
Fakat tam bu sırada komsu odadan bir tekme duvara indi. Ardından öfkeli
bir ses gürledi:
- “ Yeter yahu... Her geceki gibi gene başlamayın... bırakın da hiç
olmazsa bu gece uyuyalım...
50 dolar
Vietnam savaşının en kritik günleriydi. Genç Amerikalı asker
memleketteki eşine mektup yazarken itirafta bulunacağı tuttu: - “
sevgilim, buradaki kadınlar yalnız para için yatıyorlar. Böylesine
para canlısı insanlara daha önce hiç rastlamadım.” Kısa süre
sonra eşinden şöyle bir cevap geldi: - “ sevgilim,sakın onlara 50
dolardan fazla para verme,ben burada ancak o kadar alabiliyorum.”
Kullanım dışı
Alışverişten sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genç ve güzel
bir kadınla yakalayınca dehşete düşer. Ortalığı dağıtmaya kalkışacağı
sırada kocası onu durdurur.
"..Şoyle açıklayabilirim..." der..
"Eve dönerken bu zavallı kızı gördüm. Çok yorulmuştu. Onu
arabama aldım. Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve
senin buzdolabında unuttuğun rostoyu pişirdim. Kızın ayakkabıları
delinmişti. Modası geçti diye artık giymediğin ayakkabılarından
bir çift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana doğum gününde
aldığım fakat rengini beğenmediğin için hic giymediğin süveteri
ona verdim. Kızın pantolonu parça parça olmuştu, artık senin kalçalarının
sığmadığı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak üzereyken bana
"Karınızın artık kullanmadığı başka birşey var mı bu
evde?" diye sordu.. ve işte buradayız..'
Amca ve Teyze
Minik oğlan bahçede oynarken, babasının arabasıyla sokaktan geçip,
ormana doğru gittiğini görmüş. Merak bu ya. O da arabayı izleyerek
ormana gitmiş.
Bir de ne görsün. Babası ile teyzesi arabanın yanında durmuş öpüşüyorlar.
Çocuk bu ya, gördüğünden etkilenmiş durumda koşarak eve dönmüş,
nefes nefese heyecanlı bir şekilde annesine, "Anne, anne. Biraz
önce babamı ormanda" derken annesi sözünü kesmiş ve "Dur
biraz. Nefes al. Sakinleş. Öyle anlat" demiş.
Oğlan sakinleştikten sonra devam etmiş, "Bahçede oynarken babamın
arabasıyla ormana doğru gittiğini gördüm. Ben de ormana gittim.
Orada babamı teyzemle öpüşürlerken gördüm. Bir süre sonra babam
ceketini, teyzemde gömleğini çıkardı. Sonra arabanın arka koltuğuna
geçtiler".
Anne çocuğa dönmüş, "Dur bakalım, ne kadar ilginç bir öykü
bu. Devamını anlatma, sakla. Aksam yemeğinde babanla beraberken
bitirirsin. Sen bu öyküyü bitirirken babanın suratını görmek
istiyorum".
Aksam olmuş, yemeğe oturmuşlar. Anne çocuga dönmüş; "Bu gün
neler yaptığını bize anlatsana" demiş. Oğlan baslamış;
"Bahçede oynarken babamın arabasıyla ormana doğru gittiğini gördüm.
Ben de ormana gittim. Orada babamı teyzemle öpüşürlerken gördüm.
Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömleğini çıkardı. Sonra
arabanın arka koltuğuna geçtiler. Ardından geçen sene babam
seyahatteyken senin Amcamla yaptığın şeyden yaptılar"
Düşman Karargahı
Bir kasabanın kilisesinde papaz vaaz vermektedir. Konu kasaba nufusunun
azlığına gelir ve papaz halkı çocuk yapmak için "Eşiyle
cinsel ilişkide bulunan her kimse bir tabur düşman askeri öldürmüş
kadar sevap kazanır" der. Vaazdan sonra evine dönen çiftlerden
birinde kadın kocasına yaklaışr ve "Hadi kocacım bir tabur
asker öldürelim" der. Kocası kabul eder ve birlikte olurlar.
Aradan yarım saat geçer, kadın yeniden gelir, "Hadi kocacım bir
tabur düşman askeri daha öldürelim" der. Adam yine kabul eder
ve yeniden birleşirler. Aradan bir saat geçer, kadın yeniden gelir
"Hadi kocacım bir tabur daha öldürelim" der, adam oflaya
puflaya kabul eder ve yeniden birlikte olurlar. Bunun üzerinden bir
saat geçer kadın yine ister adam bir nevi çaresiz yine
"hadi" der, bu sırada çıkarttıkları seslerden rahatsız
olan oğulları gelir odaya:
"Ya çok gürültü yapıyorsunuz uyuyamıyorum"
Babası yakınır: "Ne yapayım oğlum, düşman askerleri ananin
orasına karargah kurmuş, öldür öldür bitmiyor"
Dayanıklı Ol
10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu hapisten kaçar. Kaçarken
önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta olan bir çifti
esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa bağlar. Bir an
etrafına bakınıp kadının ustune atlar ve boynunu öpmeye başlar.
Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa fırlar ve odayı
terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya başlar:
"Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl
optüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak
isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun olmasını
sağla ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma ki hayatımız buna bağlı.
Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!"
Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur:
"Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada
benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı olduğunu,
seni çok beğendiğini söylüyordu. Hemen ardından da bana vazelinin
banyoda olup olmadığını sordu. Dayanıklı ol ve unutma, ben de seni
seviyorum!"
10 dolar 10 dolardır
Yaşlı bir çift her yıl yılda bir gelen festivale giderlermiş. Her
sene yaşlı adam gezi başına 10 dolara biletle katılınan bir uçak
gezintisine katılmak ister, her sene de karısı itiraz eder ve şöyle
dermiş:
- 10 dolar 10 dolardır.
Üç yıl beş yıl "10 dolar 10 dolardır" derken, en sonunda
yaşlı adam demiş ki;"- Bak, artık 71 yaşındayım, bu uçağa
bu sene binmezsem bir daha hiç şansım olmayabilir." Fakat karısı
tınmamış ve şöyle demiş;"- 10 dolar 10 dolardır...".
Ama bu sırada uçağın pilotu bunları duymuş ve ikisine bir pazarlık
önermiş. İkisi de uçağa binecekler, eğer uçuşun başından
sonuna ses çıkarmadan dururlarsa bedava. Ama eğer çıt çıkarırlarsa,
10 dolar ödeyecekler...Yaşlı çift kabul etmiş. Ve uçağa binmişler.
Pilot da bahis söz konusu olunca başlamış acayip manevralar
yapmaya...Taklalar atmış, uçağı kendi ekseninde döndürmüş, ani
duruşlar,dönüşler,dalışlar yapmış. Ama arkadan ses yok ! En
sonunda pes etmiş ve uçağı indirmiş. Yaşlı adama dönmüş;
- Bildiğim her numarayı denedim. İyi dayandınız. İkiniz de çıt
çıkarmadınız...Yaşlı adam cevap vermiş:
- Karım uçaktan düşünce aklımdan söylemek geldi ama, 10 dolar 10
dolardır...
Değmez
Viagra kullanımının yasak olduğu Mısır'da bir mısırlı pazarda
gezerken yanına bir yabancı kaçakçı yaklaşmış.
"Beyefendi" demiş, "Viagra almak istemez misiniz. Sadece
100 Mısır lirası"
- Değmez...
- 50 Mısır lirasına ne dersiniz?
- Değmez...
- Peki ya 20?
- Hayır değmez...
- Peki ya 10 Mısır Lirası?
- Değmez...
- Bakın, bu hapların her bir tanesi 10 Mısır Lirasına maloluyor.
Nasıl olur da "Değmez" dersiniz !
- Yo yo, Haplara değer. Ama karım buna değmez..
Balon
Küçük çocuk, annesinin kendisini yıkadığı bir anda annesinin göğüslerini
göstererek sorar,
"-Anne bunlar ne?" Ne diyeceğini bilemeyen annesi, unutacağını
düşünerek
"-Yarın kahvaltıda babana sorarsın! Diyerek geçiştirir. Ertesi
gün kahvaltıda çocuk soruyu bu kez de babasına sorar. Baba
"-Oğlum onlar birer balon, annen öldüğü zaman onları şişireceğiz
ve annen de cennete uçacak!" diye cevap verir. Aradan uzun bir süre
geçtikten sonra, birgün eve erken gelen baba, küçük çocuğu gözyaşları
içinde bulur:
-Baba koş, annem ölüyor.
-Nereden anladın yavrum?
-İçerideki amca annemin balonlarını şişiriyor ve annem de
"Tanrım, geliyorum" diye bağırıyor.
Şifre kısa
Bir bayan eleman yeni bir erkek müşterinin bilgisayarlarının ayarlarını
yapmasına yardım ediyormuş. Sırası gelince, adama internet şifresi
olarak hangi kelimeyi kullanmak istediğini sormuş. Kadını utandırmak
isteyen adam "Penis !" demiş. Kadın kılını bile kıpırdatmadan
dönmüş, şifreyi girmiş ve bilgisayar cevap vermiş:
- Şifre reddedildi - Çok Kısa..
Ruj İzi
Bir kız yurdunda şöyle bir sorun yaşanmaktadır: Kızlar, sabah
dudaklarına ruj sürdükten sonra aynayı öperek dudak izi bırakmaktadırlar,
bunların temizlenmesi sorun olmaktadır. Yurdun müdürü birgün
yurtta kalan kızları ve tuvaletleri temizleyen hademeyi tuvalete
toplar. Kızlara yönelik şöyle bir konuşma yapar:
"Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaları öperek
dudak izi bırakıyorlar. Hadememiz bunları temizlerken çok zorlanıyor.
Şimdi ne kadar zorlandığını hep beraber izleyelim." Der. Bir işareti
ile hademe fırçasını klozetlerden birine daldırıp aynayı
temizlemeye başlar. O günden sonra aynalarda bir daha dudak izine
rastlanmaz.
Kimmiş
'Çok acayip bir şey oldu,' diye adam arkadaşına anlatır:
'Dün gece kapıyı çaldım, karanlıkta açanı hizmetçi kız
zannedip öptüm.. Meğer karım değil miymiş?'
'Eee, ne olmuş yani?' der beriki.
'Daha ne olsun be adam? Karımı öperken karım, dikkat et sevgilim,
kocam aniden gelebilir, diye fısıldamaz mı?'
Topu Elinden Kaçırmış
Hasta doktoruna dert yandı: 'Sormayın doktor bey... Gece gündüz,
kendimi hep kaleci olarak düşünüyorum, ha bire topu tutmak için sağa
sola atlıyorum. Geceleri uykum kalmadı, gündüzleri iş yapamaz hale
geldim.' 'Canım kaleci olduğunuzu düşünmeyi bıraksan da biraz da güzel
kızları düşünsen olmuyor mu yani?' 'Ah doktor bey... bir kaç defa
kızları düşünmeye çalıştım her seferinde topu elimden kaçırdım,
gol yedim...'
Yanlış Ev
Hizmetçi: Aloo?
Adam: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana
H: Bir dakika efendim
H: Alo
A: Ne oldu kızım, hanım nerede?
H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle
beraber.
A: Ne, bir adamla mı?
H: Maalesef, beyfendi.
A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma
odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür,
emrediyorum sana!
H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi?
A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi
İki el silah sesi duyulur..
H: Alo, beyfendi
A: Ne yaptın kızım?
H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim.
Sonra da silahı havuza attım.
A: Ne havuzu?
H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo?
Kadınları anlamak
Adam yolda yürürken yerdeki çaydanlığa tekme atmış. İçinden çıkan
cin biraz kızgın bir eda ile
: - Senle uğraşacak çok vaktim yok basit bir şey iste hemen yapayım
işim var...
Adam düşünmüş :
- Ömrüm boyunca Hawai'yi görmek isterdim ama uçağa binmeye korktuğum
için hiç gidip göremedim, bana öyle bir yol yap ki oradan Hawai'ye
gideyim...
Cin : Ooo zor iş daha basit birşey iste deyince...Adam düşünmüş
Kadınlarla olan ilişkilerinde hiç başarılı olamadığını hatırlamış
ve Cin'e :
- Bana öyle bir kabiliyet verki herhangi bir kadınla karşılaştığımda
ne istediğini ilk bakışta anlayayım demiş...
Cin :
- Hawai'ye yapılacak yol üç şeritmi olsun, dört şeritmi...
Karlı oyun
New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın
aptal görünüşlü bir hanım yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanımla
yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun teklif
ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor: -Size bir soru soracağım,
cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz,sonra siz soracaksınız
bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.Ve ilk soruyu soruyor:
-Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın tek söz soylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.
Soru sorma sırasi sarışına gelmiş:
-Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla aşağı inen sey nedir? Adam
dakikalarca düşünmüş... Yanıtı bulamamış... Cüzdanından 50
dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadin parayı kibarca alıp çantasına
koyarken avukat merakla sormuş:
-Cevap ne?
-Kadın tek kelime etmeden çantasını acmış ve 5 dolar çıkarıp
adama uzatmış....
Tren bileti
Üç bayan ve üç erkeğin iş icabı trenle bir seyahate çıkmaları
gerekir. Tren garına giderler. Üç bayan 3 bilet aldığı halde
erkekler tek bilet alır. Bayanlar bunun sebebini sorduklarında
erkekler 'bekleyin ve görün' derler. Trene binerler ve tren hareket
ettikten bir süre sonra üç erkek kalkıp hep beraber trenin
tuvaletine girerler. Biraz sonra kondüktör gelir ve üç bayandan üç
bileti alır. Tuvaletin önünden geçerken kapıyı tıklatıp,'bilet lütfen,'
der. Kapı açılır ve bir el bileti uzatır. Bayanlar bunu görürler.
Taktiği kapmışlardır. Dönüş yolculuğu için yine gara giderler.
Bayanlar bu sefer tek bilet almışlardır. Erkekler ise hiç bilet
almaz. Bayanlar yine şaşırıp sebebini sorduklarında Erkekler yine
bekleyip görmelerini söylerler. Bir sure sonra yolculuk başlar. Önce
bayanlar kalkıp tuvalete girer. Ardından da erkekler karşısındaki
tuvalete. Kondüktörün gelmesine yakın bir erkek çıkıp karşı kapıyı
tıklar ve 'bilet lütfen,' der. Açılan kapıdan bir el bileti uzatir.
Bileti alan erkek diğer tuvalete geri girer!..
Kulaklarına inanamazsın
Cindy Crawford ve Asim bir gemi kazasi neticesinde issiz adaya duşerler.
Ne yapsinlar can sıkıntısından sabah akşam birlikte olurlar. Ancak
bir sure sonra Asim durumdan zevk almamaya başlar. Cindy çildirir.
Asim'a ne oldugunu sorar, ne isterse yapabilecegini soyler. Her turlu
fantaziyle ve herşeyiyle emrine âmade oldugunu, nerede hata yaptiysa
duzeltmeye çalişacagini anlatir. Asim inatla Cindy'ye 'istedigim şeyi
yapabilmen mumkun degil' der. Cindy çaresizlik içinde israr eder ve
herşeyi goze aldigini soyler. Asim en sonunda 'Bir denemeye' karar
verir. Önce Cindy'nin saçlarini kisacik keser. Sonra üstünü ortecek
biçimde ceketini giydirir. Kestigi saçlardan biyik yapar. Cindy, ne
oldugunu anlamaya çalişirken Asim onu mumkun oldugu kadar erkege
benzettikten sonra akşam olunca sahile gelmesini soyler. Akşam olur ve
Cindy erkek kiliginda sahile gelir bakar ki Asim mukellef bir raki
sofrasi hazirlamiş ve masayi mezelerle doldurmuştur. Asim ve Cindy
masaya otu-rurlar ve Asim elini kanka modunda Cind'nin omzuna koyar ve
şoyle der: 'Ulan Kazim bir aydir ki-minle sevişiyorum soylesem
inanmazsin'
Harçlık
İki arkadaş karılarına ne kadar harçlık bıraktıklarını konuşuyorlarmış.
birincisi halinden pek şikayetçi olmamış; 'ne biliyim işte bizimki
az bir parayla idare ediyi' demiş. İkincisi 'yok anam ben hergün para
bırakayrum, kari yine istiyor, bıktım valla' demiş. 'Allah allah, ne
yapar ki bu kadar parayı' demiş birinci. İkinci adam sıkıntılı,
'valla içki desen yok. Kumar desen yok.Kari desen kendisi kari...'
Dayak
Köşede müşteri bekleyen sokak kadınına yaklaşan adam :
-Kaça, diye sordu... Saatiniz kaça?
-10 Milyon lira...
-Ben onmilyon değil, tam yüzmilyon lira veririm...
-Gerçekten mi?
-Gerçekten ya... Valla veririm hemde yüzmilyon lira... Ama döverim
ben ...
-Amaaaaan. Yüzmilyonu verde döv... Otele doğru yürüdükleri sırada
adam yineledi :
- Bak söyleyeyim fena döverim ben ...
-Döv canım, yüzmilyonu ver de... Soyundukları sırada adam :
-Son defa söylüyorum fena döverim.
-Amaaaaan be!... Dövermiş.... Ne kadar döversin yani?
-Vallaaa parayı geri alıncaya kadar döverim...
Feda
Becky ve Sam 50'nci evlilik yıldönümlerini kutluyorlardı. Sam birden
soruverdi: "Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı?.."
"O da nereden çıktı?" diye sinirlendi Becky.. "Cevabı
da öğrenmek istemezsin herhalde ?.." "İsterim" dedi
Sam.. "Lütfen anlat, ne olur?.." "Madem öyle" dedi
Becky, "Üç kez aldattım seni.." "Üç kez öyle mi?..
Kimlerdi onlar?.." "İlki" diye anlatmaya başladı
Becky, "Hani sen 30 yaşındaydın ve kendi diş kliniğini kurmak
istiyordun ama hiçbir banka sana kredi açmıyordu. Sonra bir banka yöneticisi
eve geldi, hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en
modern araçları getirebildin." "Ooo Becky.. Benim için
kendini feda ettin ha.. Benim sevgili karım!.. Peki ikincisi.."
"Hani 50 yaşında felaket bir kalp krizi geçirmiştin.. Çok
kritik bir bye-pass ameliyatı geçirmen gerekiyordu da, hiçbir doktor
sana el süremiyordu.. Her an ölebilirdin. O sırada Dr. Bakey onca
yoldan kalktı geldi. Ameliyatını yaptı, seni hayata döndürdü.."
"Ah benim sevgili karım.. Hayatımı kurtarmak için kendini bir
kez daha feda ettin öyle mi?.. Hiç kimsenin böyle harika bir eşi
olamaz. Böyle bir şey yapman beni ne kadar sevdiğini gösterir.
Üçüncü peki?.." "Hatırlıyor musun, yıllar önce Diş
Hekimleri Odası Başkanı olmayı fena halde istiyordun ve 47 oyun
eksikti?.."
Heykel
Kadın sevgilisiyle birlikteyken kocasının eve girdiğini duyar.
- Çabuk! Köşeye geç ve bir heykel gibi davran. Adamın her yerine
bebek yağı sürer, üzerine de bebe pudrası serper.
- Sakın kımıldama ve heykelmissin gibi davran!
- Bu nedir? hayatım, diye sorar kocası kapıdan girer girmez.
- O mu? Sadece bir heykel. Smithler yatak odaları için bir tane almışlardı.
O kadar sevdim ki bir tane de ben ısmarladım. Kimse o andan itibaren
heykel hakkında konuşmaz hatta yatağa girene kadar. Gece saat iki
gibi koca kalkar ve mutfağa gider, bir kaç dakika sonra da elinde bir
sandviç ve bir bira ile geri döner.
- Al bakalım, der, bir şeyler ye. Ben 3 gün boyunca Smith'lerde
idiyot gibi dikilirken kimse bana bir bardak su bile vermemişti.
İlk Yıllar
İki arkadaş hem içiyor, hem de karılarından yakınıyordu. Biri
-"Ben" dedi, "Evliliğimizin ilk senelerinde işten eve dönünce
karımı kucaklar, nefesi kesilene kadar kollarımda sıkardım."
Diğeri içini çekerek sordu "Ya şimdi?"
-Şimdi mi? Daha fazla sıkmadığım için pişmanım!..
Reel ve Potansiyel
Çocuğun birisi, bir gün matematik dersi sonrasında kafasında bir
takım soru işaretleri ile babasına gelir. Babası, "Oğlum bugün
okul nasıl geçti" diye sorunca, çocuk babasına anlatır.
"Babacığım her sey iyiydi. Ama matematik dersinde anlatılan
"reel" ve "potansiyel" kavramlarını anlayamadım".
Bu durum üzerine babası çocuğuna bu kavramları ilginç bir yöntemle
anlatmaya karar verir. Çocuğuna, annesine gitmesini ve ona 1 milyon
dolar karşılığında Robert De Niro`yla yatıp yatmayacağını
sormasını ister. Çocuk gider ve sorar. Annesi, 1 milyon dolar`a gerek
olmadığını, bedava olarakta seve seve Robert De Niro`yla yatabileceğini
söyler. Çocuk bu cevabı babasına iletir. Bunun üzerine babası çocuğun
ablasına giderek ona 1 milyon dolar karşılığında Leonardo Di
Caprio`yla yatıp yatmayacağını sormasını ister. Çocuk ablasına
gider ve sorar. Ablasıda annesi gibi, 1 milyon dolar`a gerek olmadığını
bedava bile seve seve onunla yatabileceğini belirtir. Çocuk bu cevabıda
babasına iletir. Babası ise söyle der. "İşte oğlum sorularının
cevabı. Şu anda elimizde reel olarak 2 milyon dolar para, ve 2 tane
potansiyel orospu var."
Tercih
İki mühendislik öğrencisi kampus içerisinde yürürken biri diğerine
sorar, "Bu muhteşem bisikleti de nereden buldun ?" Diğeri
cevap verir, "Dün tek başıma dolaşırken bir yandan da okulu
bitirince ne iş yapacağımı düşünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde
nefis bir kız geldi ve yanımda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine bıraktı
ve üzerindeki bütün giysileri çıkarttı. Sonra da bana
"Hangisini istiyorsan al" dedi." Diğer öğrenci arkadaşını
doğrularcasına başını sallayarak, "İyi seçim yapmışsın,
elbiseler belki sana uymayabilirdi".
Alışkanlık
Genç karı koca yataklarında uyurken kadın rüyasının etkisi altında
"eyvah kocam" diye bağırmış kocası uyku sersemi fırlayıp
gardolaba saklanmış.
Öpücük
Diskoda bir güzel eğlendikten sonra delikanlı sevgilisini evine götürmüş.
Kapıda tam ayrılacakları vakit oğlan bir elini duvara dayayarak kızcağızı
kapı ile kendi arasına sıkıştırmış...
- Bir kere öpücem!...
- Olmaz, komşular görür... Derken tartışma uzamış. O sırada kapıaçılmış,
küçük kızkardeş gözlerini oğuşturarak kapıda belirmiş. Ablasına
dönüp:
- Babam diyor ki,> demiş, öptürecekse öptürsün yoksa ben aşağı
inip o herifi öyle bir öperim ki bir daha unutamaz... Hem söyle şuna
abla, elini de diafonun düğmesinden çeksin...
Lord
Bir ingiliz lordu karısını yatakta bir genç adamla basmış...onları
öyle görünce kadına:
-"sayın leydim bu yaptığınız genel ahlaka sığmaz ben size güvenmiştim,
güvenimin sonsuza kadar süreceğini tahmin ediyordum... bana bunu
yapamamlıydınız....",
diye yarım saat nutuk çeker. Ama sonunda dayanamaz ve yataktaki gence
doner:
- "Ve siz sevgili genç, en azından ben konusurken durmak
nezaketini gösterebilirdiniz...
Tanıdık
Yasli Alman cift Turkiyeden tatilden donuyorlarmis otelden cikarak bir
taksiye binmisler ve tutmuslar havaalani yolunu.Bu sirada taksi soforu
sormus:Hangi ulkeye gidiyorsunuz?
Ihtiyar adam :Almanyaya demis.Ihtiyar kadinin da kulaklari pek duymuyor
tabii kocasina: ne diyoor? diye sormus.Adamda nereye gittigimizi
soruyorda... demis
Biraz yol aldiktan sonra taksi soforu tekrar:Almanyanin hangi sehrine
demis?
Ihtiyar adamda Hamburg demis..
Ihtiyar kadin yine :Ne diyooor? diye sormus Adam:Hangi sehirde
kaldigimizi soruyor demis..
Taksi soforu :Ben demis hayatimin en kotu seksini Hamburgta (sao paulo
da) yaptim demis
Sagir kadin yine sormu: Ne diyooorrr?
Ihtiyar adam da demis:Seni tanidigini soyluyooorrr.....
Boşanma
Bekar biri dert yaniyormus:Evlilik ne kadar kolay sarhos kafayla
evlendirme memurunun onude bir evet kelimesi kullaniyorsun ve omur boyu
basina kadini musallat ediyorsun...
Oteki arkadasi buna katilmamis ve demiski:O kadarda degil ,gece yatarken
uyuyor gibi yapipta bir kac kadin ismi sayiklarsan bir cabuk
bosanirsinki.....
Mendil
Kadin elindeki ipek mendili kocasina gostererek: Bu senin sekreterinin
degilmi?
Adam da :nerden buldun onu?
Kadin:Ben degil postaci yatak odamizda buldu....
Son söz
Olum yatagindaki kadin kocasina sormus:Bana soz ver ben oldukten sonra
elbiselerimi evlenecegin kadina giydirmeyeceksin...adam da demis:
sacmalama birincisi sen haftaya kalmaz iyilesirsin,ikincisi onun boyu
seninkinden ufak elbiselerin ona olmaz...
Sıkıntı
Adam karisina demis:Karicigim isler biraz kotu gidiyor,biz cok para
harciyoruz.Sen yemek yapmasini ogrensende mutfakta calisan ascinin isine
cikis versek...
Kadin hemen cevaplamis:Eger sen sevismeyi ogrenirsen ilk once makam
soforunu kovalim istersen
Brezilyalı
adamın biri pazarlama firmasında calışıyormuş işimde cok başarı
göstermiş ve patronu yanına cagırmış seni teprik ederim demiş
seni ödüllendirecegim seni birezilyadaki firmanın başına müdür
yaptım hemen eşyalarını topla ve git adamın sevinecegini sanmış
ama adam bu işe tepki göstermiş olmaz öyle şey ben oraya gitmem
demiş patron niye diye sormuş adam ordan ya futbolcu cıkar yada hayat
kadını cıkar benim ne işim var orda demiş bu seferde patron
sinirlenmiş sen nediyorsun be adam hayat kadını cıkar demekle benim
karım birezilyalı demiş pazarlamacı adam cekingen bir sesle şey
patron karınız hangi takımda oynuyor
Görüyorum
Amerikan Delegesi Hanimefendi kürsüye gelmis..
"Geçen yilin kararlarini aynen uyguladim.Eve gider gitmez kocama:
'Bundan sonra temiz çamasir istersen kendi çamasirini kendin yika.
Iste makine orda..' dedim.
Ilk gün birsey görmedim.Ikinci gün birsey görmedim.Üçüncü gün
bir baktim, makinenin basinda sadece kendi camasirlarini degil,
benimkileri de yikiyor."
Alman Delegesi söz almis, arkasindan..
"Ben de kararimiz geregince kocama: 'Bundan böyle temiz tabakta
yemek istiyorsan kendi bulasigini kendin yika' dedim..
Birinci gün birsey görmedim. Ikinci gün birsey görmedim. Üçüncü
gün baktim, makinenin basinda sadece kendininkileri degil, benim
bulasiklarimi da yikiyor."
Üçüncü konusmaci bizden feminist kardesimiz.. "Türkiye'ye döner
dönmez kararimiz geregince kocamla konustum. Ona dedim ki: 'Bundan böyle
yemek yemek istiyorsan, kendin pisirmen gerekecek.Iste mutfak
orada..'dedim.
Birinci gün birsey görmedim. Ikinci gün birsey görmedim.Üçüncü gün
sol gözüm biraz açilir gibi oldu, hafiften görmeye basladim
Muayene
Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter
ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve Kocanizin ölmemesini
istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı uygulayacaksınız der
1-Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve ise
mutlu gitmesini sağlayın
2-Ögleleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle
yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan
kısmını da iyi geçirmesine yardım edin.
3-Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve
gelince eline bir kadeh içki verin dinlenmesini sağlayın.
4-Haftada en az üç kere birlikte olun, eğer isterse daha fazla
birlikte olun. Ve tamamıyla tatmin olduğundan emin olun.
"Eger bu dediklerimi harfiyyen uygularsaniz kocanızın sağlık
yonunden hiçbir problemi olmayacak" der doktor. Eve geldiklerinde
adam karısına sorar,
Ne dedi doktor sana?
Kadın cevaplar: Ölecekmişsin
Kulaklar
Adamin biri kazada kulaklarini kaybetmis.. Arastirmalari sonucu iyi bir
plastik cerrah bulmus , ve girmis ameliyata..
Ameliyat sonrasibandajlar açildiktan bir süre sonra "Aman Allahim
Doktor! Bana kadin kulaklaritakmissiniz!" diye bagirmaya baslamis..
"Kulak kulaktir!" demis Doktor.. "Kadini erkegi
olmaz!"
"Yaniliyorsunuz!" demis hasta.. "Herseyi duyuyorum ama hiçbir
sey anlamiyorum!"
Terzi Agop
Terzi Agop ile Vartanuş evlenmişler... Mutlu birkaç yıldan sonra bir
gün terzi Agop pat diye ölüvermiş... Genç dul Vartanuş da Demirci
Agop ile evlenmiş... Gerdek gecesi Demirci Agop geçmiş Vartanuş'un
karşısına, yavaş yavaş soyunmaya baslamış...
Önce pazularını göstemiş:
- Bunlar terzi Agop'ta var idi?
- Yok idi, demiş Vartanuş...
Sonra üstünü çıkarmış geniş göğsünü göstermiş:
- Böyle göğüs terzi Agop'ta var idi?
- Yok idi, demiş Vartanuş...
Demirci Agop pantolonunu indirmiş, bacak kaslarını göstermiş:
- Bunlar terzi Agop'ta var idi?
- Yok idi, demiş Vartanuş...
En son demirci Agop külodunu indirmiş:
Böylesi terzi Agop'ta var idi?
Vartanuş'un sabrı taşmış:
- Yok idi, yok idi, ama bu kadar zamanda terzi Agop seni de halleder
idi, beni de halleder idi, üstüne iki de pantolon diker idi!
Zifaf Gecesi
Uzun ikna turlarından sonra Ermeni mahallesinin 17 yaşındaki güzeller
güzeli ve yoksul aile kizi ZIVART, mahallenin zengin ve yaşlı 75 yaşındaki
MIGIRDIC bey ile evlendirilir.
İlk gece mıgırdıc bey ölür. Durumu şüpheli bulan savcılığın
açtığı dava sonucunda; mahkemede hakim sorar:
Kızım anlat bakalım nasıl öldü?
Zivart, utangaç ve ermeni şivesiyle anlatır:
Valla hakim bey, malumunuz zifaf gezesi... Migirdic bey üstüme
geldi... basladi titremege...
ben zanetim geloor, meger gidoormus !?
Micro Soft
Karısı Bill Gates'ten boşanmak istemiş. Hakim şaşkın, aklı almıyor.
"Hanımefendi lütfen sıkıntınız nedir söyleyin , böylesine dünyanın
en zengin adamından insan neden boşanmak isteyebilir?" diye sormuş.
Kadıncağız çok dertli. " Ah Hakim Bey", demiş "nasıl
sıkıntım olmaz, biliyorsunuz işte hem < micro >, hem de <
soft >".
Ya da...
Kadınla kocasının arasında uzun süredir bir faaliyet yokmuş. Koca
ne yaparsa yapsın karısının ilgisini çekmeyi başaramıyormuş. En
sonunda çareyi karısını bir psikoloğa götürmekte bulmuş.
Psikolog genç ve güzel kadını problemini cözmek için :
"Anlatın bakalım bir gününüz nasıl geçiyor "demiş.
Kadıncağız baslamış anlatmaya ...
"Sabahlari işe geç kalmamak için taksiyle gidiyorum. Fakat yanımda
para bulunmadığından soför " Bayan ya parayı ödersiniz ya da
….." diyor. Mecbur kaldığım için ' ya da ' yı seçiyorum.
Durum böyle olunca işe gec kalıyorum tabii Patronu kapıda kaşlarını
çatmış beni beklerken buluyorum. Patron," ise böyle geç
gelmeye devam edersen seni işten atarım ya da ….." diyor. Yine
'ya da' yı tercih etmek zorunda kalıyorum. Akşam eve yorgun argın
geldiğimde ev sahibi kapıya dayanıp kirayı yine bir hafta geciktirdiğimizi
belirterek " ya kirayı hemen ödersiniz ya da …." diyor.
Eee, haliyle 'yada' yı tercih ediyorum. Kocam eve geldiğinde de o işi
yapacak halim kalmıyor tahmin edersiniz …"
Psikolog kadına bakıyor :
"Hanımefendi tüm bu anlattıklarınızı kocanıza anlatabilirim
ya da ….
Pratik Zeka
Adamin biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet
sırasında felçli arkadaşı adama "terliklerim yukarıda kalmis
onları bana getirirmisin lütfen" diye rica etmiş.
Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet
gibi iki kızı varmış. Hemen pratik zekasını çalıştırarak
"Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş.
Kizlar "Nasıl olur! imkanı yok demişler!"
Adam "inanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
"iKiSiNiDE Miiii!".
Felçli adam bağırmış: "iKiSiNiDE! iKiSiNiDEEEE!"
Usta Dişçi
Orta yaşlı yakışıklı, barda yalnız başına oturan fevkalade şarışının
yanına oturmuş.. Laf lafı, laf kapıyı açmış tahmin edersiniz.
Soyunmuşlar.. Bembeyaz çarşafların üzerine uzanırlarken seksi sarışın
sormuş:
- Siz dişçisiniz galiba..
- Evet demiş adam, biraz şaşkın..
- Nerden anladınız?..
- Yatağa girmeden önce ellerinizi ne kadar dikkatle, ne kadar titiz
sabunladınız, ona dikkat ettim de.."
Yarım saat sonra, seksi sarışın bir daha mırıldanmış: - Siz
sadece dişçi değil, çok büyük, çok usta bir dişçi olmalısınız!..
Adam hafiften kasılmış.. Yatağın başucundaki sigara paketine uzanırken
mağrur mağrur sormuş:
- Peki bunu nerden anladınız?..
- Zor olmadı, hiçbir şey hissetmedim de..
Akıllı er
Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni
kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman
karardigi zaman, MUCUK bir öpücük sesi ve ardindan SIIRRRRAAAK ! diye
bir tokat sesi duyulur. Tünelden ciktıktan sonra yasli kadin
"Aferin genc kiza Nasil yapistirdi tokadi" diye düsünmekte
ve kafasini sallamaktadir.
Genc kiz da "Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye
kalkti ama kadin da iyi yapistirdi " diye dusunmektedir.
Albay ise "Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz
yedik" diye yanarken er de icinden soyle düsünmektedir:
"Hehe. Aferin lan bana. elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi
albaya...
Üç dilek
Bir gün ayı ile tavşan ormanda geziyorlarmış.Karşılarına bir cin
çıkmış.Ayı ile tavşan korktukları için kaçmaya başlamışlar.Cin
"Durun kaçmayın"demiş."Sizin üç dileğinizi yerine
getireceğim".
Önce ayıya birinci dileğini sormuş. Ayı da "Bu ormandaki bütün
ayıların dişi olmalarını ve bana aşık olmalarını
istiyorum"demiş.
Cin daha sonra tavşanın ilk dileğini sormuş.
Tavşan da"Motorbisiklet istiyorum"demiş.Ayı tavşana"Sen
salak mısın?Daha güzel birşey isteyebilirsin"demiş.
Cin ayıya ikinci dileğini sormuş. Ayı:
"Bu ülkedeki bütün ayıların dişi olmalarını ve bana aşık
olmalarını istiyorum"demiş.
Sonra tavşan"Ben kask istiyorum"demiş. Ayı "Daha güzel
birşeyler istesene"demiş ve son dileğini dilemiş.
"Bütün dünyadaki ayıların dişi olmalarını ve bana aşık
olmalarını istiyorum"demiş.
Tavşan motoruna binmiş,kaskını takmış ve son dileği şu olmuş;
"Ben bu ayının ibne olmasını istiyorum"
Yer yokluğundan
Delikanli kiz arkadasi ile aganigi naganigi yapacak yer ararlar ancak
bulamazlar ve bir kamyonun altina girerler. Bir sure sonra
delikanlinin omzuna bir el dokunur delikanli bakar ki bir polis. Hemen
toparlanir ve polis sorar;
" Ne yapiyorsunuz bakayim siz burada"
Delikanli sogukkanli olmaya calisarak;
" Hiic der kamyon tamir ediyordum"
Polis " Bak oglum der bu cumle ile 3 hata birden yaptin"
" 1.cisi : Kamyon tamir edilirken yuz ustu degil sirt ustu
yatilir"
" 2.cisi : Alt taraf degil ust taraf cikartilir"
" 3.cusu : Kamyon gideli yarimsaat oluyor"
Çim biçme makinası
Supermarkete bir eleman aranmaktadir. Elemanin super tezgahtarlik
bilgisine sahip olmasi on kosullardan biridir. Bunun icin her gelen
adaya bir de uygulama yaptirilarak performansina bakilmaktadir. Bir gun
iceri bir aday daha girer ve ise talip oldugunu soyler.Bunun uzerine
oradaki deneyimli tezgahtarlardan biri gelerek sinamak icin,
"Evlat simdi beni iyi izle" der. Ilk gelen musteri
"Bir paket cim tohumu istiyorum"der.
Bunun uzerine tezgahtar yesil, sari, uzun, kisa, cabuk buyuyen,
kalin,ince bir suru cesit cim tohumunu ballandira ballandir anlatir ve
adam sonunda "Bana yesil ve ince olanindan bir paket
lutfen"der ve tam parayi odeyip cikacak bizim kurt tezgahtar,
"Beyefendi bir dakika. Size bir de cim bicme makinesi verelim"
diyerek soze girer ve onlarca cesit cim bicme makinesini avantajlarini,
odeme kolayliklarini,bir daha boyle bir firsat bulamayacaginı adama
gene ballandira ballandira anlatir ve sonunda adam cim bicme makinesini
de alarak magazadan ayrilir.
Bizim kurt "Hadi evlat bi de seni gorelim"der ve evlat tezgaha
gecer. Yeni gelen bay musteri bizim adaydan orkid ister. Bunun uzerine
eleman
bayagi atesli bir sekilde orkid cesitlerini, renkleri kalinliklarini vs.
vs. bizim kurt tezgahtardan hicte assagi kalmayacak bicimde
anlatir. Musteri en sonunda bilmemne renkte orkidden bir duzine kadar
alir. Parayi odeyip cikacakken bizim aday,
"Beyefendi size bir de cim bicme makinesi satalim" der. Adam,
"Hoppalaaa, niye ki?" diye soruncabizimki,
"Beyefendi hafta sonu bi iş yapamiyacaksiniz, bari cimleri bicin
!"
Cenaze
Bir adam sabah yururken ilginc bir cenaze kafilesi farkeder; onde giden
kopekli bir adam, arkasynda bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir
baska tabut ve tek syra olmus yaklasyk 200 adam. Tuhafina gider.
Kafilenin basındaki adam kuskusuz cenazenin sahibidir, yanina yaklasir
ve sorar;
"Beyefendi, bu uzuntulu gununuzde hatırlatmak istemem ama olenler
neyiniz oluyor?"
Adam yanitlar
"Ondeki karim arkadakide kayinvalidem."
"Vah vah basiniz sagolsun. Nasil oldu?"
"Kopegim karima saldirip oldurmus. Kayinvalidemde karima yardima
gelmis
onu da oldurmus."
Adam biraz dusundukten sonra sorar;
"Beyefendi kopeginizi odunc alabilir miyim?"
"Siraya gec"
Hocanın aklı
Dört universite ogrencisi sabahleyin uyanamayarak matematik finalini
kacirirlar, sinav ertesinde hocalarini yakalayip, zarzor bindikleri
arabanin lastigi patladigi icin sinavi kacirdiklarina ikna ederler.
Kadın, yalvarmalarina dayanamayarak, bu dört arkadasa sinavi 3 gun
sonra yapacagini soyler.
Sinav gunu geldiginde, matematik hocasi bizim dortluyu sinifin dört
kosesine oturtur. Finali gecmek icin de en az 50 almak lazimdir, sinavda
da 5 soru vardir. Sayfanin onundeki 4 matematik sorusu basit sorulardir
ve her biri 10 puanliktir.
Kagidin arkasindaki soru ise 60 puanliktir ve de soru aynen şoyledir
" Hangi lastik patladi ?? "
Ehvaaah!!
Gunlerden bir gun spermler ayaklanirlar.
-Bu prezervatif cikali hicbir ise yaramiyoruz, derler.Bir gun
aralarindan biri one cikar ve:
-Arkadaslar biz bu prezervatifi patlatip amacimiza ulasmaliyiz,
der.Savas
naralari atarak saldiriya gecerler fakat hepsi carpip ölür.Bu olay
gelenek
haline gelir ve nesiller boyu surer ve hic bir basari elde
edemezler.Gunlerden bir gun aralarindan biri yine one cikar ve
-Arkadaslar atalarimizdan kalan bu gelenegi yerine getirmeliyiz ve bu
sefer
cok guclendik artik amacimiza ulasacagiz- der. Savas naralariyla yine
saldiriya gecerler ve en sonunda prezervatifi patlatirlar.Ondeki
liderlerinden bagirarak bir ses gelir:
-Imdat boka battik geri donun !!!
Acele etmeyin
Alican çok terbiyesiz bir çocukmus. Bir gün annesinin misafirleri
konken
oynamaya geleceklermis.Oglunun yanlis hareketlerde bulunacagindan korkan
annesi misafirlere Alican terbiyesiz bir laf ederse kalkip gidiyormus
gibi yapin belki utanir demis.Misafirler tamam deyip oyuna basladiklari
sirada Alican içeri firlayarak"Anne anne limana bir gemi yanasti içinde
bir sürü abaza denizci var,etrafta kari ariyorlar demis Bunun üzerine
kadinlar ayaga kalkip gidermis gibi yapmislar. Bu sirada Alican atılmış
"Oturun oturun daha birhafta buradalar "
Enayi değilim
Arabasını park edip lokantaya giren adam, çıktğında arabasını
akordeona
dönmüş bir halde bulur.
Cam sileceğinin altında bir kağıtt vardır.Kağıdı açtığında,
şu satırlarla
karşılaşır :
-Ön vitesle geri vitesi karıstırıp arabanıza sert bir şekilde çarptım.
Arabanızda gördüğünüz gibi çok büyük hasar var. Olayı gören
kimseler de
şu an, ben bu satırları yazarken çevremde toplanmış bulunuyorlar
ve bu
kağıda adımı ve adresimi yazdığmı sanıyorlar.Ne halin varsa gör,
o
kadar enayi değilim!
Aklınızda bulunsun
Adamin birini kirmizi isikta gectigi icin polis durdurmus, adamdan
ehliyet ruhsat istemis. Adam da "Yanimda yok, arkadasin evinde
iciyorduk, sanirim fazla kacirdim, biraz sarhosum orada unutmus olmam
lazım" demis.. Polis dumur olmus tabii..Kirmizi isik, alkol,
ehliyet ruhsat yok...Gitmis komiserine durumu anlatmis...
Komiser gelmis adama ehliyet ruhsat sormus, adam cikartip uzatmis
hemen.Komiser sasirmis tabiii...
Alkolmetreyi cikarip ufletmis, adamda zerre alkol yok...
Sasirmis tabi..
"Yaw memur bana sizin alkollu oldugunuzu ve ehliyetinizin yaninizda
olmadigini soyledi" demis.
Bizim uyanik donmus komisere..
"Siz ona aldirmayin, pek iyi degil galiba.. Birazdan size kirmizi
isikta
gectigimi filan da soyleyebilir"
Doktor
Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole
götürür.Bebeğe bakan doktor :
-Bu çocuk iyi gıda almıyor, der ve kadına dönerek:
-Lütfen soyununuz, diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice kontrol ettikten sonra doktor :
-Düşündüğüm gibiymi? hanımefendi der, sizin hiç sütünüz yok.
Kadın :
-Tabi olmaz doktor bey, der.Ben çocuğun teyzesiyim...
İyilik
Birgun bir adamin karsisina bir cin cikmis, "benden uc dilek
dile.." demis.
Adam:"Kaynanmı, artik gormek istemiyorum" deyince cin
bir anda adamin gozlerini oyuvermis.
Adam aci icinde kivranarak:"Ne yaptin yahu" deyince
Cin:"Eee, sen artik kaynanamı gormek istemiyorum demedin mi? Artik
gormeyeceksin"demis.
"Simdi soyle bakalim ikinci istegin nedir?"
Adam: "Madem bu boyle oldu, ama hiç olmazsa aletim bacaklarima değsin
ki teselli bulayim" deyince cin şak diye adamin bacaklarini
keserek aletiyle ayni boya getirmis.
Adam yine aci icinde "ne yaptin ulan" deyince...
Cin:"Eee artık değiyor işte" demis ve eklemis
"Sira son isteginde"
Adam:"Yahu senin hic yaptigin iyi bir sey yok mu? Iyilik olarak ne
yapabiliyorsan bana onu yap" deyince cin adamin arkasina gecmis ve
adami bir guzel becermis.
Adam yine bagirarak:"Ne yapiyorsun ulan, bu nasil iyilik"
deyince
Cin cevap vermis:"Bu sana en iyi iyiliktir, hem korsun hem
topalsin, baska kim becerir seni !!!.."
Diğer
Sayfa
|